akarçay--batı-karadeniz-ve-yeşilırmak-havzaları-ab-projesi-açılış-toplantısı-vitrin

Prof. Dr. Veysel Eroğlu “Akarçay, Batı Akdeniz ve Yeşilırmak Havzaları AB Projesi” Açılış Toplantısına İştirak Etti…

4 Temmuz 2017

Prof. Dr. Veysel Eroğlu, bir otelde düzenlenen “Akarçay, Batı Akdeniz ve Yeşilırmak Havzaları AB Projesi” açılış toplantısı öncesi basın mensuplarının son günlerde yaşanan orman yangınlarına yönelik sorularını yanıtladı.

Özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde havaların çok sıcak gittiğine işaret eden Prof. Dr. Eroğlu, Alanya, Kaş, İzmir ve Çanakkale’de yangınlar meydana geldiğini anımsattı.

“Vatandaşlarımızın Dikkat Etmesi Gerekiyor” 

Bakan Prof. Dr. Eroğlu, Denizli’de dün bir yangın çıktığını ve onun da kontrol altına alındığını aktararak, “Şu anda kontrol altına alınmayan bir yangınımız yok. Hatta Kıbrıs’ta da bir yangın çıkmıştı, oraya da müdahale ettik. Allah’a şükür gücümüz var ama vatandaşlarımızın dikkat etmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
web_Akarçay, Batı Karadeniz ve Yeşilırmak Havzaları AB Projesi açılış toplantısı (2)

İnsanların ormanlara attığı sigara izmaritleri, piknik yaptıktan sonra tam olarak söndürmediği ateş yüzünden yangıların çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Veysel Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kusura bakmayın insanlar canlarını dişine takarak, orada ormancılarımız cansiparane bir çalışma gösteriyorlar. Bunu görsün milletimiz. Piknik yapıyor, ateşini söndürsün en azından. Ateşli piknik yapmasın bu sıra. Orman yollarından geçerken ona göre itinalı davransın. Cam kırıklarını, şişe kırıklarını atmasın. Neticede bir noktaya odaklanıyor güneş ışınları, son derece kuru, sıcak ve nem muhtevası düşük bir ortamda yangına sebep oluyor. Hakikaten orman teşkilatımız bu sıra hiç uyumuyor. Allah’a şükür ama güçlü bir ekibimiz var. Sadece Türkiye değil, komşu ülkelere de yardım ediyoruz. Geçmiş olsun diyorum, şu anda kontrol altına alınmayan bir yangınımız yok.”

“Uzay Üssü Gibi Bir Yangın Harekât Merkezi Var” 

Prof. Dr. Eroğlu, “30 Haziran Cuma günü 18 yangın çıktı. Ziraat yangını da 30 tane. Yani ona da biz müdahale ediyoruz. Yani 48 yangın. 1 Temmuz’da 19 orman yangını, ziraat yangını 34 tane. 2 Temmuz’da 23 tane orman yangını, 23 tane de ziraat yangını olmak üzere. Gerçekten çok sıkıntılı. Yani özellikle orman yangınları kadar ziraat yangınlarına da müdahale ediyoruz ama bazen bizimle alakası olmayan ziraat, tarla yangınları orman yangını gibi gösteriliyor. Bizimle alakası yok.” diye konuştu.

Prof. Dr. Eroğlu, itfaiyenin söz konusu yangınlara her zaman yetişemediğini, havadan, karadan destek verilmesi gerektiğini belirterek, “Dünyanın şu anda en güçlü, ileri teknolojiye sahip olan teşkilatı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Orman Genel Müdürlüğüdür. Uzay üssü gibi bir yangın harekat merkezi var, her yerde. Odamdan bir yangın uçağı veya helikopter, aracın nerede olduğunu, koordinatları, kaç kilometre hızla ne istikamette, en yakın nereden su aldı, onu odamdan takip edebileceğim ileriye teknolojiye sahibiz.” değerlendirmesinde bulundu.
web_Akarçay, Batı Karadeniz ve Yeşilırmak Havzaları AB Projesi açılış toplantısı4

“Bir Yıl İçinde Ağaçlandırıyoruz” 

Prof. Dr. Eroğlu, bir basın mensubunun, “Yangınlarda tahrip olan bölgelere yönelik ne gibi çalışmalar yapıldığı” sorusuna, “Bir defa şunu söyleyeyim, burada hodri meydan diyorum. Biz yanan hiçbir alanı başka maksatla tahsis etmiyoruz. Hem benim genelgem var hem de mevzuat böyle. Bir yıl içinde ağaçlandırıyoruz ve vatandaşa da gösteriyoruz.” yanıtını verdi.

İzmir’de yanan alanların yeniden orman olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Eroğlu, “Bu konuda kimsenin tereddüdü olmasın. Türkiye’de orman varlığı azalmıyor. Dünyada pek çok ülkede orman varlığı azalırken Türkiye’de artıyor. Şu ana kadar ormanlık alanlar 11 buçuk milyon hektar yani 15 milyon dekar arttı. Bu gerçekten gurur verici.” dedi.

Prof. Dr. Eroğlu daha sonra toplantıya iştirak ederek burada yaptığı konuşmada, nehir havzalarının yönetiminin çok önemli olduğunu ve proje kapsamında üç havzada çalışmaların yapılacağını bildirdi.

Bakanlığa bağlı Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün çok önemli çalışmalara imza attığını vurgulayan Prof. Dr. Eroğlu, Avrupa Birliği (AB) ile ileri derece arıtılmış suları bir derece daha arıtarak sulamada kullanılmasına yönelik yeni bir projenin başlatıldığına değindi.

Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Bakanlıkça kurulan “Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veri Tabanı”nda hali hazırda bir milyondan fazla bitki türünün kaydedildiğini belirtti.
web_Akarçay, Batı Karadeniz ve Yeşilırmak Havzaları AB Projesi açılış toplantısı (1)

“Türkiye, Avrupa Birliği İçin Önemli Bir Güçtür” 

Prof. Dr. Eroğlu, Türkiye’nin dünyanın en ileri biyolojik içme suyu arıtma tesislerini kurmayı başardığını vurgulayarak, tüm vatandaşların çevreyi ve suyu koruması gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Eroğlu, normal nüfusu 65 bin olan Kilis’teki mülteci sayısının 165 bin olduğunu belirterek, “Avrupa’da bir şehre, Helsinki’nin nüfusu kadar, 500 bin kişi gelse acaba oradaki alt yapı çalışmaları ne olur düşünebiliyor musunuz? Avrupa Birliği’nin bunu da bir dikkate alması kanaatindeyim. Dolayısıyla Türkiye hakikaten Avrupa Birliği için önemli bir güçtür.” değerlendirmesinde bulundu.

“Fit Olsunlar, Birazını Oraya Göndersinler” 

Dünyada 2 milyardan fazla insanın sağlıklı suya erişemediğini belirten Prof. Dr. Eroğlu, Sudan’da şu anda su ve yiyeceğin bulunmadığına işaret etti.

Bu durum karşısında kendini ağlamamak için zor tuttuğunu aktaran Prof. Dr. Eroğlu, şu görüşlere yer verdi:

“Gelişmiş ülkelerin çöpe attığı yiyecekler bile onlara yeter, artar. Obezlik artıyor. Bırakın fit olsunlar, birazını oraya göndersinler diyorum. Bu yüzden biz de onlara su desteği veriyoruz. Şu ana kadar yaklaşık 1 milyon 750 bin Afrika’daki susuz insana su götürdük. Yeterli mi, değil. İnşallah Avrupa Birliği, gelişmiş ülkeler de cüzdanına el atar. Biraz da onlara bakarlar diye düşünüyorum.”

“Gereğini Yapmazsanız Gerekli Ceza Verilecek” 

Prof. Dr. Eroğlu, su konusunda dünyada ilk üçe giren Türkiye’de dünyanın en yüksek barajlarını yaptıklarını ve ülkemizin en ileri içme suyu arıtma tesislerini yapacak gücünün bulunduğunu bildirdi. Eroğlu, ülkemizde içme suyuna erişim oranının yüzde 100 olduğunu söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin su ihtiyacını karşılamak üzere dünyada ilk olan deniz içinden askılı boruda su iletimini sağlayan “Su Temin Projesi”ni de hayata geçirdiklerini anımsatan Prof. Dr. Veysel Eroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İçme suyunda, su temini konusunda bir sıkıntı yok. Ancak burada belediyeler, alt yapı çalışmalarını tamamlamamız lazım. Su kaçakları çok fazla. Geçenlerde su kaçaklarıyla ilgili bir sempozyumda da ifade ettim. Bazı yerlerde yüzde 40-50 hatta yüzde 60 su kaçağı var. Olmaz böyle bir şey. Suyu tasarruflu kullanmamız lazım. Su zengini değiliz. Dolayısıyla israf etme hakkımız yok. Bu konuda zaten yönetmelik çıkardık. Kusura bakmasın belediyeler, gereğini yapmazsanız gerekli ceza verilecek.”

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği belediyelerin başarı kriterleri arasında bu konunun da bulunduğunun altını çizen Prof. Dr. Eroğlu, belediyelerin su kaçaklarını azaltarak suyu tasarruflu kullanmaları gerektiğini vurguladı.
web_Akarçay, Batı Karadeniz ve Yeşilırmak Havzaları AB Projesi açılış toplantısı (3)

“Oraları Yeniden Ağaçlandıracağız” 

Orman yangınlarına yönelik de açıklamalarda bulanan Prof. Dr. Eroğlu, “Şu anda Antalya’da 106 yılın en sıcak günlerini geçtiğimiz cumartesi günü yaşadık. Orman teşkilatı sıcaklığa rağmen gece-gündüz faaliyette. Hepsini kontrol altına aldı. Allah’a şükür. Oraları yeniden ağaçlandıracağız.” ifadesini kullandı.

About Author

Connect with Me: